floranatolica
 
Ara Üye girişi DDbtn
-

İsabey Bağları Ve Bağevi

Serdar Ölez, 2010

İzmir / Türkiye

İzmir´in muhteşem Menderes ilçesinde 45 dönüme yayılmış olan İsabey Sauvignon Blanc Bağları ve Bağevi konuklarına benzersiz bir şarap ve bağcılık deneyimi yaşatıyor. İsabey Bağları ve Bağevi gerek şarap meraklısına, gerek uzmanlarına, bağdan sofraya uzanan şarabın oluşum serüvenini, doğayla içiçe olmanın da tadını çıkartarak öğrenmenin fırsatını sunuyor. Cabarnet Sauvignon, Merlot, Carignan, Grenache, Semillon ve Chardonnay bağları, 5 km. ileride tesis edilmiş şaraphane, mahzen ve Fransız mutfağının güzel bir örneğini sunan restoranı ile konuklarına keyifli bir gün geçirtiyor.
Yeni yılı İzmir`de karşıladık. Ailece evde geçirdiğimiz mükemmel bir geceydi. Özenle seçilmiş yiyecekler, türlü türlü içecekler, hepimizin keyfine keyif katmıştı. Hediye paketleri merakla açıdı, çinkolar birbiriardına sıralandı. Danslar, kıkırtılarla tamamlanan eski yıl, sabahın ilk ışıklarıyla kıyı boyu nefis bir yürüyüşle başladı. ... 2010`un ilk mesaisine artık saatler kalmıştı. 21:20`deki dönüş uçağından önce bir akşam yemeği için yeterince vakit vardı. Babam İzmir-Aydın karayolu üzerinde Isabey Bağevi`ni seçti akşam yemeği için. Burası, koca metropolden bir soluk uzakta, Adnan Menderes Havalimanının hemen yanı başında, uçsuz bucaksız bağlar içerisine kurulmuş bir bağevi ve yardımcı tesisleriydi. Sevilen Şaraplarının kurucusu İsa Güner Bey tarafından taa 1960ta satın alınmış bu bağlar. Sauvignon Blanc beyaz üzümü yetiştiriliyor. Bağevinin bahçesinde büyük bir çınar ağacı sanki tanık olduğu tarihi daha da gizemli kılmak için gölgeliyor yemyeşil çimler üzerinle sergilenen eski şarap ekipmanlarını. Kayrak zeminli girişten üst kata çıkılıyor, verandaya. Veranda bu mevsim biraz serin. İçeride ise bağ kökleri yanıyor şöminede. Temiz, düzgün ve özenli bir masaya konuk edildikten sonra kızarmış ekmek dilimleri ile birlikte közlenmiş patlıcan, zeytin ve kurutulmuş domatesler servis ediliyor hemen. Menü zengin bir şarap listesi ile birlikte sunuluyor. Doğal olarak tüm şaraplar Sevilen imzalı. Kalecik Karası seçiyoruz bu akşam için, 2007 rekoltesi. Şarap şişesi, yanımızda açılıyor ve ardından geniş gövdeli ve açık ağızlı bir karafa aktarılıyor. On-onbeş dakika kadar bekletildikten sonra bardaklara konuluyor. Akdeniz ve İtalyan esintileri hakim mutfakta. Çorba içmek isteyenler için üç farklı alternatif var: Brokoli ve soğan çorbaları ile yöresel keçi peynirli tarhana çorbası. Çeşit çeşit antrelerden Asparagus Gradine`yi deniyoruz. Güveçte parmesan peyniri ve kırmızı biberle hazırlanmış, oldukça lezzetli, ancak taze kuşkonmaz ile daha da leziz olacaktır. Ana yemek olarak T-bone steak, patlıcanlı kuzu pirzola, majestik steak, porçini mantarlı steak, rozbif, füme balık, piliç çeşitleri gibi ardı ardına sıralanabilecek uzun bir menü içerisinden T-bone steak tercih ediyorum. 460gr tam kararında kızarmış, buharda pişirilmiş sebzeler ve kızarmış soğan halkaları ile servis ediliyor. Tatlı olarak dondurmalı kabak tatlısını tercih ediyor ve çok memnun kalıyorum. Günün kalan son iki Tiramisu`sunu yiyen babam ve ablamda çok memnun. Ancak parfenin yanlış seçim olduğunu söylüyor oğlum. Fiyatlar ise butik bir restaurant için makul düzeyde. Seçilen şaraba ve yemeklere göre kişi başı yaklaşık yetmiş - seksen lira. Saatler ilerlemiş, keyifler çakırlanmış, bir sonraki okazyona kadar ayrılık vakti gelmişti....